... İlk bakışta çok çeşitlilik gösteren bu çalışmalar, çok sağlam
bir desen üzerine kurgulanmış kompozisyonları, disiplinli çalışma
alışkanlığı ile özgün bir üslup olma özelliğini kazanmıştır...
... Şevket Arman'ın figüratif, geometrik ve kaligrafik kurgulu
resimlerinin tümünde mantıksal bir düzenleme anlayışı, renk
duyarlılığı ile dengelenmiştir. Sanatsal yaratmalarının öz-biçim
ilişkisıne, renk bilgisine, kurgulamadaki yetkinliğine bakarak
Şevket Arman'ı ressam olarak geometrik soyutlamacılar adıyla
tanıdığımız Hamit Görele, Refik Epikman, Cemal Bingöl, Ercüment
Kalmık, Abidin Elderoğlu gibi Türk resmine yeni soluklar getiren
sanatçılar arasına yerleştirebiliriz.
Prof.Dr. Ayla Ersoy
Marmara Üniversitesi
Atatürk Eğitim Fakültesi Atatürk Sanat Galerisi'nde 21 Aralık 1993
tarihinde açılan sergi kitapçığı.
Bir dönem Türkiye'yi Batı sanatı ile bütünleştiren bir tarzın
güzel örnekleri var sergide. Özellikle kübist formdaki çıplak
figürler ve hat sanatı ile resmi birleştirmeye çalıştığı
kompozisyonlar...
Kuşkusuz sanatın kişiyi başarıya ulaştıran ve ölümsüzleştiren yani
sonsuz zamanlara uzanabilen gücüdür.
Şevket Arman sergisine saygılar...
Prof. Dinçer Erimez
29 Aralık
1993 *
Eserlerindeki sanat
gücü ile bugünün kuşağına faydalı olacağı tartışmasız kabul gören
bir gerçek. Ne yazık ki ondan yararlanma fırsatı bulamayan
kuşaklar hayıflanmalıdır...
Prof. Ali Candaş
28 Aralık
1993 *
Değerli Hoca, Şevket
Arman'ın resimlerini görmek beni çok duygulandırdı. Kendisini ve
çalışmalarını hiç tanımadığım bir ressamın, bugüne kadar gizli
kalmış yapıtlarının gün ışığına çıkması gerçekten çok heyecan
verici. Bunca çalışmayı yapmış bir sanatçının, bunları sergilemeyi
hiç düşünmemiş olması ise bugün için şaşırtıcı...
Prof.Dr. Tülin Onat
29 Aralık
1993 *
Duyarlı, usta, güçlü
çizgilerle dolu resim sergisini izlediğimizde, seni bir kez daha
sevgi ve saygıyla anıyorum...
Prof.Dr. Ramiz Aydın
29 Aralık
1993 *
Değerli ressam M.
Şevket Arman'ın fevkalade başarılı yapıtları karşısında
heyecanlandım.
Bugüne kadar böylesine güzide sanatçılarımızın varlığının ortaya
çıkmaması, toplum açısından büyük bir talihsizliktir.
Sanatçımızın yapıtları her türlü övgünün ötesinde Türk sanatının
birer kilometre taşı niteliğindedir...
Hamit Kınaytürk
1 Aralık 1994 *
* Şevket Arman sergilerinde açılan defterden...
1918 yılında Urfa’da doğdu. 1937’de
İstanbul Öğretmen Okulundan mezun olduktan sonra Gazi Eğitim
Enstitüsü Resim-İş bölümünü 1940 yılında tamamladı. Resim
öğretmenliği yapmaya başladı. 1949 yılında MEB tarafından iki yıl
süre ile Fransa’ya gönderildi.Paris’de Academie National Superieur
des Beaux artsa misafir öğrenci olarak Jan Sanverbi atölyesinde ve
Andre Lhote academia’ya devam etti. Bir süre Kıbrıs Türk ortaokul
ve liselerinde resim öğretmenliği yaptı. 1959 yılında Edirne
Lisesindeki görevine döndü. Şevket Arman, 1979 yılında vefat etti.
Paris Ulusal Sanat Akademisi’nde eğitim alan Şevket Arman,
ülkemizde 1950’li yıllarda başlayan soyuta yönelişten etkilenir ve
soyut resim alanında özgün çabalar verir.
Başlarda soyut, figür ve nü çalışmalar yapan sanatçı 1960’lı
yıllarda eski Türk kaligrafi sanatından etkilenerek soyut
kompozisyonlarda kaligrafi geleneğini anımsatan öğeleri kıvrak bir
hareket ritmiyle katı, geometrik biçimlerde şekillendirmiş ve bu
anlamda özgün eserler üretmiştir. Arapça’yı çok iyi bilmesi bu tür
çalışmalardaki başarısının kaynağı olarak görülür.
Siyah kalın çizgilerle oluşturulan biçimlerin arasında kalan
üçgen, daire veya dikdörtgenlerin içleri açıklı koyulu armonik
pastel tonlamalarla boyanıp birbirinden ayrılarak, resmin
bütününde bir denge sağlayacak şekilde yerleştirilir.
Siyah beyaz renklerle sağlam bir eksen üzerinde kurgulanmış
kompozisyonları onun hiçbir şeyi tesadüfe bırakmayan, disiplini ve
geometrik formları çağrıştıran katı bir üslubu olduğunu gösterir.
Şevket Arman yapıtlarını, mantıksal bir düzenleme anlayışı ve renk
duyarlılığıyla dengeler.
Kaynak:
Ayla Ersoy, Günümüz Türk Resim Sanatı, 1950’den 2000’e, s. 35.