|

Hüseyin Aktaş, (d. 25 Mart 1941 Erzincan - ö. 27 Temmuz
2012 İzmir),
20 yaşında maratona başlayan Aktaş, 1963'te Atina
Maratonu'ndan sonra Balkan Karması'na seçildi. Çeşitli Türkiye
birinciliklerinin yanında, 1963'te Akdeniz Oyunları
üçüncülüğünü ve 1971'de Akdeniz Oyunları ikinciliğini kazandı.
Hüseyin Aktaş; 1966, 1968, 1969 ve 1971 yıllarında Balkan
Oyunları ikincisi; 1970, 1972 ve 1973'te ise Balkan Oyunları
birincisi oldu. 1973 ve 1974 yıllarında Uluslararası Ankara 19
Mayıs Maratonu'nu kazandı.
Aktaş, 1968 Meksiko ve 1976 Montreal Oyunları'nda ülkesini
temsil etti. 1968'de katıldığı ilk olimpiyatında,
2:35:09.5'lik performansıyla 25. oldu. 1976'da ise 2:24:30.0
koşan Türk sporcu, 37. sırada yer aldı.






















– 1941 Erzincan’da doğdum. Çok küçük yaştan itibaren
annesiz-babasız büyüdüm. Erzincan’da zengin bir ailenin
yanında 16 yaşına kadar kaldım. Askere gidene kadar fırında
çalıştım.
Atletizm branşıyla nasıl tanıştınız, sizi spora yönlendiren
oldu mu?
– Çocukluğumdan itibaren koşmayı çok seviyordum ama antrenör
eşliğinde düzenli bir antreman yapma şansı bulamadım. İlk defa
1960 yılında Erzincan’da yarışlara katıldım. Fenerbahçeli
atletlerin de katıldığı Atatürk Koşusu’nda birinci oldum. Bu
başarım karşısında şaşıran Fenerbahçeli atlet bana şu sözleri
söylemiştir. “Sen hiç antreman yapmadığın halde bizi nasıl
geçebildin, sen kesinlikle ileride büyük bir atlet olursun”
dedi.
19 yaşında başladığım atletizm de ilk koşumda birinci
olmuştum.
Bu koşudan sonra askere gittim. Askerde Jandarma oldum.
Binbaşı Nuri Turan ile tanıştım, başarımdan söz edince, beni
çalıştırmak istediğini söyledi ve antrenmanlar sonucunda benim
maraton koşacağımı söyledi. Bunun üzerine de katıldığım ilk
maratonda Türkiye birincisi oldum.
Sporun size kattığı olumlu yönler neler oldu? Yeni kuşağın
spora yönlenmesinde ne gibi faydalar görüyorsunuz?
- Spor yapmamım bana kattığı en önemli unsur sağlıklı bir
insan olmamdır. Yaşım 66 ama fiziksel ve zihinsel olarak kendi
kuşağıma göre daha sağlıklıyım. Çünkü spor, sigara-alkol ve
benzeri kötü alışkanlıklardan uzak durmama neden oldu. Ayrıca
atletizm sayesinde göremeyeceğim ülkeleri gördüm, yeni
kültürlerle tanıştım. Sporda kazandığım başarılar benim manevi
anlamda mutlu olmamı sağladı. Gittiğim ülkelerde kendi ülkemi
temsil etmem beni her zaman mutlu etmiştir.
Ülkemizde spora bakış açısı, spor kültürü nasıl ve spora
gereken destek veriliyor mu?
- Devlet tam anlamıyla olmasa da spora destek veriyor. En
azından bizim dönemimizden daha iyi olanaklar var. Bizim
dönemimizde sporda saygı ve sevgi en üst seviyedeydi.
Komşum Bir Şampiyon”
Gazete Röportajı




 |